29 Temmuz 2010/15:29
Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi yayın organı ‘Çağımızda Hukuk ve Toplum’ dergisinde; “Ulusların kendi geleceğini tayin hakkı ve Kürtler” başlıklı yazısında terör örgütü propagandası yaptığı iddiasıyla hakkında dava açılan Dr. İsmail Beşikçi'nin yargılanmasına başlandı.
Dema Nû/İstanbul
Savunmasında Cumhurbaşkanı ve Başbakanların da Kürt sorunundan bahsettiğini belirten Beşikçi, ifade özgürlüğünün genişletilmesinin Kürt açılımının önemli bir boyutu olması gerektiğini söyledi. Çağımızda Hukuk ve Toplum dergisinde yayınlanan “Ulusların kendi kaderini tayin hakkı ve Kürtler” isimli yazıdan dolayı Dr. İsmail Beşikçi; hakkında 7 buçuk yıla kadar hapis cezasıyla dava açılmıştı.
İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, Dr. İsmail Beşikçi ile derginin yazıişleri müdürü Av. Zeycan Balcı Şimşek katıldı. İki sayfalık savunma yapan Beşikçi, iddianamenin kendisine ulaştığı gün 'Kaçan Uzanlar hapisten kurtuldu' haberinin gazetelerde yer aldığını belirterek, "Uzanlar denince insanın aklına devleti zarara ziyana sokan milyonlarla ifade edilen yolsuzluklar, banka hortumları geliyor. Fakat devlet, yargı organları bu konuda duyarlı değil. Düşün hayatı örneğin bir eleştiri söz konusu olduğu zaman ise yoğun bir duyarlılık var. Düşünceyi baskı altında tutmak için büyük bir gayret var. Bu Türk siyasal hayatının, Türk hukuk hayatının önemli bir boyutu oluyor." dedi.

Kürt sorununun Türkiye’nin toplumsal, siyasal, ekonomik hayatını, güvenlik durumunu yakından ilgilendirdiğini ve bu tür sorunların en başında geldiğini belirten Beşikçi; “Bu durum başbakanların bazı beyanlarına da yansımaktadır. Ekim 1991 de zamanın başbakanı Süleyman Demirel, ‘Kürt realitesini tanıyoruz’ demiştir. Ama egemen çevrelerin uyarısı ve eleştirisi üzerine, bu sözünün arkasında durmamış, sözünün gereklerini yerine getirmemiştir. 1990’ların ortalarında, bir İspanya gezisi sırasında dönemin başbakanı Tansu Çiller, Bask modelinden söz etmiş, ama egemen çevrelerin uyarısı üzerine “yanlış anlaşıldım” demiştir. Daha sonra başbakanlık koltuğuna oturan Mesut Yılmaz, bir ara ‘Avrupa Birliği’nin yolu Diyarbakır’dan geçer’ demiş, o da uyarılar ve eleştiriler üzerine sözünün arkasında durmamış, sözünün gereklerini yerine getirmemiştir. Bugün de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ‘Kürt sorunu Türkiye’nin en önemli sorunudur’ demektedir. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’da bunlara benzer görüşleri dile getirmekte, ‘inkarcı politikaların önünü aldık’ demektedir.”
Basında Kürt sorununun çözümü konusunda yoğun tartışmaların yapıldığını kaydeden Beşikçi, ifade özgürlüğünün önemli bir gereklilik olarak ortaya çıktığını kaydetti. Beşikçi ifade özgürlüğünün genişletilmesinin Kürt açılımının önemli bir boyutu olması gerektiğini söyledi.
İddianameye konu olan yazısı ile ilgili olarak; “Kürtlerin ve Kürdistan'ın bölünmesi, parçalanması ve paylaşılması Ortadoğu tarihinin en önemli olgusudur. Bu konularda konuşması gereken üniversitedir, basın-yayındır, yazarlardır, kısaca Türk düşün hayatıdır. Özgür düşün özgür eleştiri hem bilimin hem de demokrasinin en önemli koşuludur” dedi.
Aralarında Hak-Par Genel Başkan Yardımcısı Azad Sağnıç, PM üyesi Mahmut Döğer, Hak-Par üyeleri, İstanbul Çıra Derneği yöneticileri, Kürt-Kav Başkanı Kasım Ergün, DGD Platformu Dönem Sözcüsü Abdulhakim Daş, Çağdaş Hukukçular derneği Yöneticileri, Yazarlar Ümit Fırat, Temel Demirer, Ferat Sağnıç, Ragıp Zarakolu’nun bulunduğu kalabalık bir kitle İsmail Beşikçi’yi yalnız bırakmadı.
Adliye çıkışında kısa bir açıklama yapan Yazar Temel Demirer; “İsmail Beşikçi İnsan gibi insanın ne demek olduğunu hepimize öğretir, İsmail Beşikçi, insan vicdanının ne demek olduğunu hepimize öğretir, İsmail Beşikçi, Dik durmanın ne demek olduğunu hepimize öğretir. İsmail Beşikçi dik durduğu için bir bilim insanı olduğu için, Kürt gerçeğini dillendirdiği için yargılanıyor” dedi.
Temel Demirer’in açıklamasından sonra, Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi ve Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi tarafından basın açıklaması yapıldı. Yapılan basın açıklamasında; Çağımızda Hukuk ve Toplum dergisinde yayınlanan bir makalesinden dolayı, Terörle Mücadele Kanununun 7/2 maddesinde düzenlenen ‘Terör örgütü propagandası yapmak’ suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması yapıldığı, bu dava kapsamında, Dr. İsmail Beşikçi ve Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Av. Zeycan Balcı Şimşek’in yargılandığı, Dr. İsmail Beşik’çinin Kürt halkının kendi kaderini tayin hakkını savunduğu için hakkında dava açıldığı, Beşikçi açısından bu davanın ilk olmayacağı gibi son da olmayacağı belirtilerek şöyle denildi: “Beşikçinin yargılanması yıllardır süregelen ve imhayı hak bilen zihniyetin ürünüdür. Bizler Av. Av. Zeycan Balcı Şimşek ve Dr İsmail Beşikçi’nin yanındayız ve sözlerinin arkasında duruyoruz. Zulme ve baskıya karşı direnmek meşru bir haktır.”